Medikal EstetikBotoks

Yüz Botoksunda Doz, Kas Dengesi ve Doğal İfade

Botulinum toksin planında tek kas veya çizgi yerine karşıt kas dengesi, yüz hareketi, anatomik farklılık ve kişisel hedefin neden birlikte değerlendirildiğini anlatır.

İlk yayın
Son güncelleme
Okuma süresi
4 dakika
Dr. İsmail Aslan
YazarDr. İsmail AslanMedikal Estetik Hekimi

Bu makaleden ne öğreneceksiniz?

  1. 01

    Dinamik analiz

    Yüz hem istirahatte hem aktif mimikte değerlendirilir.

  2. 02

    Karşıt kaslar

    Kaş ve yüz konumu tek kasın gücüyle açıklanmaz.

  3. 03

    Ürüne özgü birim

    Doz sayısı kullanılan ürünün birim sistemine bağlıdır.

  4. 04

    Başlangıç asimetrisi

    Uygulama öncesi farklılıklar standart kayıtta görünür kılınır.

Bu Makalede
01

Dinamik ve istirahat çizgileri neden ayrılır?

Mimikle belirginleşen çizgi ile yüz hareketsizken görülen yerleşik çizgi aynı mekanizmaya sahip değildir. Bu nedenle yüz yalnız istirahatte değil; değerlendirilmek istenen kaş kaldırma, kaş çatma, göz çevresi hareketi veya gülüş gibi ilgili mimikler sırasında da gözlenir.

Aynı çizgi görünümü farklı kişilerde kas aktivitesi, cilt yapısı, başlangıç anatomisi ve komşu dokuların etkisiyle oluşabilir. Botulinum toksin seçilmiş kas aktivitesini etkiler; ciltteki bütün yapısal değişiklikleri veya istirahatte yerleşmiş her çizgiyi tek başına ortadan kaldırmaz. Değişimin derecesi kişiden kişiye farklıdır ve belirli bir sonuç garanti edilemez.

02

Karşıt kas dengesi neden önemlidir?

Kaşı kaldıran ve aşağı çeken kaslar gibi karşıt gruplar yüz konumunu birlikte belirler. Bir hedef kasın aktivitesini azaltmak, yalnız o kasın üzerindeki çizgiyi değil komşu kasların hareketini, kaş veya kapak konumunu ve yüzün genel ifade dengesini de etkileyebilir.

Planlamanın amacı mümkün olan en fazla kas zayıflığını oluşturmak değildir. Hangi hareketin azaltılmasının istendiği ve hangi hareketlerin veya yüz işlevlerinin korunmasının önemli olduğu uygulama öncesinde ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Doğal ifade hedefi ne anlama gelir?

Doğal ifade, uygulamanın etkisiz olması veya yüzün tamamen hareketsiz bırakılması anlamına gelmez. Amaç, kişiyi rahatsız eden seçilmiş kas aktivitesini ölçülü biçimde azaltırken korunması istenen mimik ve yüz hareketlerini mümkün olduğunca gözetmektir. Bir miktar hareketin korunması planlı bir tercih olabilir. Başlangıç anatomisi ve kişisel yanıt değişken olduğu için belirli bir mimik düzeyi veya görünüm garanti edilemez.

03

Dozu hangi etkenler değiştirir?

Botulinum toksin dozu, bütün ürünlerde ortak olan standart bir ölçü değildir. Her ürünün biyolojik etkinlik birimi kendi üretim ve ölçüm sistemine özgüdür; bir üründeki birim sayısı başka bir ürünün birimine sabit oranla doğrudan dönüştürülemez.

Planlama; kullanılan ürünün güncel ürün bilgisi, hedef anatomik bölge, kasın kütlesi ve gücü, hareket biçimi, yüz anatomisi, başlangıç asimetrisi, önceki uygulamaya verilen yanıt, hedeflenen hareket azalması ve kişisel güvenlik sınırları birlikte değerlendirilerek yapılır. Cinsiyet, tek başına bir doz belirleme kuralı değildir ve kişisel dinamik anatominin yerine kullanılamaz.

Farklı anatomik alanlar neden ayrı değerlendirilir?

Üst yüz için elde edilen doz, etkinlik veya güvenlik verileri dudak çevresi, gülüş, boyun ya da masseter gibi farklı kas işlevlerine sahip alanlara otomatik olarak genellenemez. Her bölgenin korunması gereken hareketleri, komşu anatomisi, olası istenmeyen etkileri ve ürünün ruhsat/kanıt bağlamı ayrıca değerlendirilmelidir.

04

Başlangıç asimetrisi neden belgelenir?

Kaş, kapak ve gülüş asimetrileri uygulama öncesinde de bulunabilir. Standart fotoğraf ve gerektiğinde kontrollü hareket kaydı, başlangıçtaki farklılıkların görünür olmasını ve takipteki değişimin daha doğru yorumlanmasını destekler.

Başlangıç asimetrisi uygulama sonrasında tamamen kaybolmayabilir, kısmen değişebilir veya kas dengesi değiştiğinde daha görünür hâle gelebilir. Bu nedenle her sonradan fark edilen asimetri otomatik olarak uygulamanın oluşturduğu yeni bir durum kabul edilmemelidir; değerlendirme başlangıç kaydıyla karşılaştırılarak yapılmalıdır.

05

Neden kademeli kontrol tercih edilir?

Botulinum toksin etkisi anında tamamlanmaz. Etkinin gelişme ve değerlendirilme zamanı kullanılan ürüne, anatomik bölgeye ve kişisel klinik yanıta göre değişebilir. İlk saat veya ilk gün görünümü nihai kas etkisini ve yüz dengesini göstermez.

Etki yeterince değerlendirilmeden yapılan otomatik ek uygulama, sonucu yorumlamayı zorlaştırabilir ve istenenden fazla kas zayıflığı riskini artırabilir. Kontrolde başlangıç kaydı, hedeflenen hareket azalması, mevcut denge ve beklenmeyen kas etkileri birlikte değerlendirilmelidir.

Aşırı ve yetersiz düzeltme aynı biçimde mi değerlendirilir?

Yetersiz düzeltmede hedeflenen kas hareketi beklenenden fazla devam edebilir. Aşırı düzeltmede ise istenenden fazla hareket kaybı, komşu kas dengesinde değişiklik veya istenmeyen işlevsel etki bulunabilir. Bu iki durum aynı değildir ve otomatik olarak aynı müdahaleyi gerektirmez.

Her kişi ve ürün için geçerli standart bir “tamamlama dozu” yoktur. Ek uygulama kararı, etkinin uygun zamanda değerlendirilmesinden sonra yalnız gerekli görülürse kişisel muayene üzerinden verilir. Güvenlik belirtisi gelişmişse planlı kontrol tarihi beklenmez.

Kaynaklar ve Tıbbi Şeffaflık

Makale; yüz botoksunda kas dengesi ve doğal ifade başlığını ele alan dört bilimsel, klinik veya düzenleyici kaynakla değerlendirilmiştir.

Yazar
Dr. İsmail Aslan · Medikal Estetik Hekimi
İlk yayın
Son güncelleme
Tıbbi inceleme
Dr. İsmail Aslan ·
  1. 01
    BOTOX COSMETIC—onabotulinumtoxinA injection, powder, lyophilized, for solution: Full Prescribing InformationDailyMed / U.S. National Library of Medicine · Revised October 2024
  2. 02
    Global Aesthetics Consensus: Botulinum Toxin Type A—Evidence-Based Review, Emerging Concepts, and Consensus Recommendations for Aesthetic Use, Including Updates on ComplicationsPlastic and Reconstructive Surgery · 2016;137(3):518e–529e · PMID 26910696
  3. 03
    Update on Non-Interchangeability of Botulinum Neurotoxin ProductsToxins (Basel) · 2024;16(6):266 · PMID 38922160
  4. 04
    Facial aesthetic injections in clinical practice: Pretreatment and posttreatment consensus recommendations to minimise adverse outcomesAustralasian Journal of Dermatology · 2020;61(3):217–225 · PMID 32201935

Botoks hakkında sık sorulanlar

01Yüz botoksu kimler için değerlendirilebilir?

Mimikle belirginleşen çizgi veya seçilmiş kas aktivitesinden kaynaklanan estetik hedefi bulunan erişkinlerde; tıbbi öykü, kas işlevi, ürün etiketi ve beklenti uygun olduğunda değerlendirilebilir.

02Botoks doğal ifadeyi tamamen yok eder mi?

Amaç bütün yüz hareketini durdurmak değildir. Doz ve dağılım; hedeflenen kas aktivitesini azaltırken kaş, kapak, gülüş ve karşıt kas dengesini koruyacak biçimde kişiselleştirilir.

03Botoks dozu nasıl belirlenir?

Doz; kullanılan ürünün birim sistemi, hedef kasın gücü ve hacmi, yüz anatomisi, bölge, önceki yanıt ve istenen hareket azalmasına göre belirlenir. Ürünler arasında sabit birim dönüşümü yapılmaz.

04Botoks etkisi ne zaman başlar?

Etki anında tamamlanmaz; ürün ve bölgeye göre günler içinde gelişir ve uygun kontrol zamanında değerlendirilir. İlk saat veya ilk gün görünümü nihai dengeyi göstermez.

Tüm Botoks sorularını inceleyin

Botoks yüzü gerçekten dondurur mu?

Botoksun yüz ifadesini neden ve hangi koşullarda gereğinden fazla azaltabileceğini; doğal sonuç için kırışıklık türü, kas dengesi, kişisel doz ve kontrolün nasıl birlikte değerlendirildiğini anlatır.

Ana anlatım

Botoks Yüzü Gerçekten Dondurur mu? | Dr. İsmail Aslan

Botoksun yüz ifadesini neden ve hangi koşullarda gereğinden fazla azaltabileceğini; doğal sonuç için kırışıklık türü, kas dengesi, kişisel doz ve kontrolün nasıl birlikte değerlendirildiğini anlatır.

Düzeltilmiş transkript

Konuşmanın sekiz bölümünü okuyun.

Konuşma; okunabilirlik için bölüm ve paragraflara ayrılmış, tıbbi anlamı korunmuştur.

01Botoks yüzü gerçekten dondurur mu?

Aslında bu soruda kastedilen şu: Botoks, tüm yüzü tamamen mimiksiz bırakır mı?

Peki, toksin uygulamasında bu olur mu? Evet, olur.

Sosyal hayatımızda mimiklerimizi kullanırız. Mesela bazen hayır demek için kaşlarımızı yukarı kaldırırız. Kaşlarımızı kaldıramadığımızda, mimiklerimizle o “hayır” ifadesini veremeyiz.

Çok mutlu olduğumuzda yalnız ağzımızla gülmeyiz. Gözlerimizin çevresi de o gülüşe katılır. “Gözlerinin içi gülüyor” deriz ya… Hani şarkıda da deniyor: “Gözler kalbin aynasıdır.” Biz kırışıklıkları azaltmayı planlarken, o gözlerin gülüşe katılmasını da gözetelim. Kişinin sevincini gözünün çevresinde de görebilelim.

O bölgedeki kas hareketini tamamen kestiğimizde gülüşün doğallığı etkilenebilir. Suni, yapmacık bir gülüş ortaya çıkabilir.

Kızdığımızda kaşlarımızı çatarız. Karşımızdaki kişi bizim kızdığımızı anlar. İki kaş arasındaki kırışıklığı yok etmek için o bölgedeki kas hareketini tamamen bloke ettiğimizde, karşımızdaki kişi kızdığımızı anlamayabilir.

Karşımızdaki kişi sinirlendi mi, sevindi mi? Gülüyor mu, ağlıyor mu? Hangi duygu durumunda olduğunu yüzüne bakarak anlayamayız.

Dolayısıyla “donuk yüz” ya da “botoksun yüzü dondurması” diye tabir edilen durumla karşılaşırız.

Botoks işlemini yaparken dikkat etmemiz gereken kurallar ve noktalar var. Bunlara dikkat edilmediğinde, bahsettiğimiz bu donuk yüz ifadesi oluşur.

Aslında ne doktorun ne de toksini uygulatan kişinin amacı bu değildir. Bu, çoğu zaman işlemi yaparken gözetilmesi gereken bazı noktalara dikkat edilmemesi nedeniyle ortaya çıkan, istenmeyen bir durumdur.

Burada bu sonucu sadece toksine de bağlamamak gerekiyor. Sosyal hayatta gördüğümüz, donuk ya da maske gibi bir yüz görünümü olan kişilerin beraberinde başka estetik işlemler de yaptırmış olabileceğini düşünmek gerekiyor.

Yüz germe operasyonları, ip askılar, dolgu uygulamaları… Özellikle elmacık kemiklerinin üzerine, şakaklara ve alına yapılan dolgu uygulamaları… Bunların üzerine bir de toksin uygulaması yapıldığında, çoğu zaman en son yapılan işlem neyse suç ona atılıyor.

Oysa yüzünüzün görünümünü değerlendirirken bütün bu işlemleri birlikte düşünmek gerekiyor. Birden fazla işlemin bir araya gelmesi de böyle bir görünümün oluşmasına katkıda bulunabiliyor.

Yani bu donuk görünümün altında yalnızca toksin uygulaması bulunmayabilir. Bazen suçu sadece toksine atmamak da gerekiyor. En son yapılan işlemin toksin olması, görünümün tek nedeninin de toksin olduğu anlamına gelmiyor.

Toksin uygulaması yaparken, sizi rahatsız eden kırışıklığa neden olan seçilmiş kas hareketini ölçülü biçimde azaltmayı amaçlamak gerekiyor. Ölçülü biçimde azaltmak. Tek hedef, tek amaç aslında bu.

Bunu yaparken de uygulamayı çok iyi ayarlamak gerekiyor. Doz yetersiz kaldığında uygulama etkisiz kalabilir. Hasta, “Hocam, ben botoks oldum ama hiçbir şey değişmedi,” der. Gereğinden fazla uygulama yapıldığında veya dikkat edilmesi gereken diğer noktalara dikkat edilmediğinde ise donuk yüz ifadesi oluşur.

Dolayısıyla birtakım endişeler, kaygılar oluşur. “Mimiklerim kaybolur mu? İfadem değişir mi? Toksin yaptırdığım dışarıdan hemen anlaşılır mı?” gibi sorular akla gelir.

Aslında bu kişilerin tek istediği, kendilerini rahatsız eden kırışıklıklar azalırken yüzlerinin doğal görünümünü ve ifadesini de korumak.

Her iki uç da, yani donuk bir görünüm de uygulamanın hiç etki etmemesi de hedeflediğimiz bir durum değil.

Toksin uygulaması, bir enjektörle ilacın ilgili kasa verilmesi işleminden ibaret değil. İşin teknik kısmı bu. Ama uygulama sadece bundan ibaret değil.

Öncesinde esaslı bir değerlendirme yapmak, hem yüzünüze hem de yaptığınız işe özel bir plan oluşturmak ve uygulamayı da bu plana göre yapmak gerekiyor.

Bir tiyatrocu olabilirsiniz. Kamera önünde çalışan bir televizyon ya da sinema oyuncusu olabilirsiniz. Mesleğinizi yaparken mimiklerinizi kullanmanız gerekiyor. Yüz ifadeniz, yaptığınız işin bir parçası.

Bir oyuncu bazen tek kelime söylemeden, yalnızca bir bakışıyla çok şey anlatır. Günlük hayatta biz de böyleyiz aslında. Her duygumuzu kelimelere dökmüyoruz; bazen yüzümüz anlatıyor.

Peki, bu kişilere hiç mi toksin uygulamayalım? Hayır, uygun olduğunda yapabiliriz. Ama kişi hem özel hayatında hem de mesleğinde ihtiyaç duyduğu mimiklerini kullanmaya devam edebilsin. Planı bunu gözeterek oluştururuz.

Her şeyden önemlisi de uygulamayı yapacak kişinin hekim olması ve toksin uygulamaları konusunda oldukça deneyimli olması gerekiyor.

Ben kişisel pratiğimde bu planı oluştururken dört temel noktayı birlikte değerlendiriyorum.

Birincisi, kırışıklıklar ve kırışıklığın mahiyeti. Her kırışıklık aynı değil. Önce o kırışıklığın nasıl bir kırışıklık olduğunu ayırt etmek gerekiyor.

İkincisi, kas dengesi. Tüm vücudumuzda olduğu gibi yüzümüzde de kasların kendi aralarında bir dengesi var. Bu dengeyi gözetmek gerekiyor.

Üçüncüsü, uygulanacak doz. Kullanacağımız doz da bu planın önemli bir parçası. Ürüne ve uygulama bölgesine göre belirlenmiş doz önerileri var. Ama elimizde tek bir doz varmış gibi bunu erkeğe de kadına da herkese aynı şekilde uygulayamıyoruz. Dozu size özel; yüz yapınıza, kaslarınızın şekline ve gücüne göre belirlemek gerekiyor. Burada tecrübe devreye giriyor. Kullanacağımız miktarı, size özel değerlendiriyoruz ve tecrübemizle belirliyoruz.

Dördüncüsü ise uygulama sonrasındaki kontrol. Toksin uygulamasında kontrolü muhakkak öneriyorum ve kontrole gelmenizi istiyorum.

Hem o istenmeyen donuk yüzün oluşmaması hem de mimiklerinizi rahatça kullanabildiğiniz doğal görünümün korunması için bu dört noktayı birlikte ele alıp değerlendiriyorum.

Toksinin kas hareketini azaltan etkisi geçicidir. Ek bir işlem yapılmasa da zaman içinde bu etki azalır ve kaybolur. Süre kişiden kişiye değişir; bazı kişilerde daha kısa sürerken bazı kişilerde dört ila altı ayı bulabilir.

Donuk bir görünüm oluştuğunda ise hekiminizle yeniden görüşüp muayene olmanız gerekir. Oluşan sorunun nedenine göre, görünümü veya yaşanan şikâyeti hafifletmeye yönelik seçenekler değerlendirilebilir. Hangi yaklaşımın sizin için uygun olduğunu muayenede belirlemek gerekir.

02Medikal estetik uygulamalarda botulinum toksin ne yapar, ne yapmaz?

Toksin uygulamalarıyla, botoks uygulamalarıyla neleri başarabiliriz? Size neleri vaat edebiliriz? Neleri botoksla yapamıyoruz ve dolayısıyla vaat edemiyoruz? Bunları uygulamadan önce konuşmak gerekiyor.

Toksin uygulamalarında size özel bir plan oluşturuyoruz. Bu planın başlangıç noktası da uygulamadan ne bekleyebileceğinizi ve sınırlarının nerede olduğunu doğru bir şekilde anlatmak. Sizin de bunları bilmeniz ve anlamanız gerekiyor.

Günlük dilde botoks dediğimiz uygulama, seçilmiş kasların hareketini geçici olarak azaltır. Bunu, sinir ile kas arasındaki iletiyi etkileyerek yapar. Böylece o kasın hareketiyle belirginleşen kırışıklıkların görünümü azalabilir.

Toksinin tıpta tedavi amacıyla kullanılmasının başlangıcında, bir göz hekiminin şaşılık üzerine yaptığı çalışmalar var. Göz kaslarına uygulandığında şaşılığın düzeltilmesine yardımcı olabildiği görülüyor. Daha sonraki dönemlerde diğer branşlarda da farklı amaçlarla kullanılmaya başlanıyor.

Medikal estetikte üst yüz bölgesinde; alın kırışıklıklarının, kaş arasındaki kırışıklıkların ve kaz ayakları dediğimiz göz çevresindeki kırışıklıkların görünümünü azaltmak için toksin uygulamalarından yararlanıyoruz.

Bazı kişilerde gülümserken üst diş etleri belirgin biçimde görünür. Bunun nedeni üst dudağı yukarı çeken kasların fazla hareket etmesiyle ilişkiliyse, uygun kişilerde toksin uygulamasıyla diş etlerinin görünmesini azaltabiliyoruz. Burada burnun iki yanındaki bölgede, üst dudağı yukarı çeken kaslara yönelik bir uygulamadan söz ediyoruz. Ama her diş eti görünümünün nedeni aynı değil. Önce bunun nedenini değerlendirmek gerekiyor.

Bir başka örnek, ağız köşelerinin aşağı doğru çekilmesi. Yaşla birlikte ağız köşelerinde aşağı yönlü bir görünüm oluşabilir. Bu da kişide üzgün bir ifadeye neden olabilir. Ağız köşelerini aşağı çeken kasların etkisinin belirgin olduğu uygun kişilerde, bu kaslara yönelik toksin uygulamasıyla o üzgün görünümü hafifletmeyi hedefleyebiliyoruz.

Toksinin kullanım alanı yalnızca estetik uygulamalarla sınırlı da değil. Örneğin diş sıkma ve diş gıcırdatmada, seçilmiş hastalarda masseter botoksu dediğimiz uygulamayı değerlendirebiliyoruz. Burada uygulama yaptığımız masseter, çiğnemeye katkı veren kaslardan biri.

Aşırı terlemede de toksin uygulamalarından yararlanabiliyoruz. Koltuk altı terlemesi bunun örneklerinden biri. Avuç içlerinde, ayak tabanlarında veya saçlı deride aşırı terleme olduğunda da uygun hastalarda toksin uygulaması değerlendirilebiliyor.

Kronik migren hastalarında da toksin uygulamalarından yararlanıyoruz. Yani toksin, farklı branşlarda ve farklı sorunlar için kullanılan bir tedavi aracı.

Şimdi medikal estetikte yüz botoksuna dönersek, toksin uygulaması her yüz sorununu tek başına çözemiyor. Örneğin hacim kaybını yerine koymaz. Cilt yapısındaki bütün değişiklikleri ve sorunları gidermez. Yüzünüz dinlenirken, yani hiçbir mimik yapmazken görülen her kırışıklığı da tamamen ortadan kaldırmayabilir.

Elimizde bir anahtar olması, her kapıyı onunla açabileceğimiz anlamına gelmiyor. Önce hangi sorunla karşı karşıya olduğumuzu anlamamız gerekiyor.

Dolayısıyla yüzde gördüğümüz her kırışıklığın ya da her değişikliğin toksinle düzeleceğini düşünmemek gerekiyor. Kas hareketine bağlı bir kırışıklığın görünümünü azaltmakla hacim kaybını gidermek aynı şey değil. Bunlar farklı sorunlar ve farklı yaklaşımlarla değerlendirilmeleri gerekiyor.

Uygulamaya başlamadan önce şu konuları ayrıntılı konuşmak gerekiyor: Sizi rahatsız eden durumun ne kadarı kas hareketiyle ilişkili, ne kadarı değil? Toksin uygulamasıyla hangi kısmında değişiklik bekleyebiliriz? Hangi kısmı bu uygulamanın sınırları dışında kalır?

Bunları belirlemek için yalnızca bir fotoğraf yeterli değil. Tıbbi öykünüzü, önceki toksin uygulamalarınızı, yüzünüze daha önce yapılmış diğer işlemleri, beklentinizi ve muayene bulgularını birlikte değerlendirmek gerekiyor.

Sık karşılaştığım bir talep de şu: Kişi iki kaşının uç kısmını elleriyle tutup yukarı doğru kaldırıyor. “Hocam, botoks yaptırmak istiyorum. Kaşlarım da bu şekilde yukarı kalksın,” diyor. Ben de toksinle o kadar belirgin bir kaldırma sağlayamayacağımı anlatıyorum.

Evet, uygun kişilerde toksin uygulamasıyla kaşın, özellikle kaş ucunun konumunda bir miktar yükselme sağlayabiliyoruz. Ama bu genellikle milimetrelerle ifade edilen, sınırlı bir değişiklik. Kişinin eliyle kaşını yukarı çekerek gösterdiği kadar bir kaldırmayı toksinle sağlayacağımızı söyleyemeyiz.

Bunun gibi, toksinle neyi yapabileceğimizi ve neyi yapamayacağımızı uygulamadan önce ayrıntılı konuşmak gerekiyor.

03Botoks her kırışıklıkta aynı etkiyi gösterir mi?

Yüzünüzdeki bir kırışıklığı değerlendirirken yalnız ne kadar derin olduğuna bakmıyoruz. Hangi durumda göründüğüne de bakmak gerekiyor. Mimik yaparken mi ortaya çıkıyor, yoksa yüzünüz dinlenirken de orada mı? Yani nötr durduğunuzda, hiçbir mimik yapmadığınızda da o kırışıklık görünüyor mu?

Bir çizgiye bakınca yalnızca derinliğini görüyoruz. Oysa nasıl oluştuğunu da anlamak gerekiyor. Bir insanı tek bir fotoğrafından tanıyamayacağımız gibi, bir kırışıklığı da yalnız görüntüsünden değerlendiremiyoruz.

Sadece mimik hareketi sırasında ortaya çıkan kırışıklıklara dinamik kırışıklıklar diyoruz. Hiçbir mimik yapmadığınızda da görünmeye devam edenlere ise yerleşik kırışıklıklar diyoruz.

Mesela kaşlarınızı kaldırdığınızda alnınızdaki kırışıklıklar belirginleşir. Kaşlarınızı çattığınızda kaş arasında, güldüğünüzde göz çevresinde kırışıklıklar oluşabilir. Çünkü alttaki mimik kası hareket ederken üzerindeki deri de katlanır. Hareket sırasında gördüğünüz bu kırışıklıklar, alttaki kasın kasılmasının deriye yansımasıdır.

Şimdi o hareketi bıraktığınızı düşünün. Kaşlarınızı kaldırmayı bıraktınız, alnınız gevşedi. Kırışıklık da kayboluyorsa, hareketle ortaya çıkan, yani dinamik bir kırışıklıktan söz ediyoruz. Ama yüzünüz dinlenirken de o kırışıklığın izi görünüyorsa, kırışıklığın yerleşik bir kısmı da oluşmuş demektir.

Bazen aynı kırışıklıkta bu iki özellik birlikte bulunabilir. Yani kırışıklık dinlenirken hafifçe görünür, mimik yaptığınızda daha da belirginleşir. Bu nedenle her kırışıklığı yalnızca bir gruba koymak zorunda değiliz.

Mimik hareketlerinin tekrarlanması, zaman ve cilt yapısı gibi başka etkenlerle birlikte, kırışıklıkların dinlenirken de görünür olmasına katkıda bulunabilir. Ama her dinamik kırışıklık mutlaka yerleşik hâle gelecek diye bir kural yok.

Muayenede önce kırışıklığın hangi hareketle ortaya çıktığına, sonra yüzünüz dinlenirken ne kadarının kaldığına bakıyoruz. Çünkü hareketle belirginleşen kısım ile deride yerleşmiş kısım aynı şekilde değişmeyebilir.

Kas hareketini azaltmak kırışıklığın görünümünü yumuşatabilir. Fakat kırışıklık artık deride yerleşmişse, yalnızca toksin uygulamasıyla tamamen silineceğini ya da yok olacağını söyleyemeyiz.

İstirahatte de görünen bu kırışıklıklarda, uygun kişilerde toksin uygulamasına ek olarak cihazlı işlemleri veya ince dolgu uygulamalarını da değerlendirebiliyoruz. Kırışıklığın daha az görünmesini sağlamak için hangi yaklaşımın uygun olduğunu, bölgeye ve cilt yapınıza göre belirlemek gerekiyor.

Bu ayrım, toksin uygulamasıyla kırışıklığın ne kadarında değişiklik bekleyebileceğimizi ve hangi kısmı için başka bir yaklaşımı değerlendirmemiz gerekebileceğini anlamamıza yardımcı oluyor.

04Botoks planlarken doğal ifadeyi korumak için kas dengesini nasıl değerlendiriyoruz?

Bir kırışıklığı oluşturan kas hareketi, aynı zamanda yüz ifadenizin de bir parçası. Bu nedenle yalnız kırışıklığa bakarak karar veremiyoruz. O kırışıklığa katkı veren kasın, karşı yönde çalışan kasların ve komşu kasların birlikte nasıl çalıştığını değerlendirmek gerekiyor.

Kaş çevresini düşünün. Bazı kaslar kaşı yukarı doğru çekerken bazıları aşağı doğru çeker. Kaşın duruşunda bu kasların birlikte oluşturduğu bir denge var.

Bunu bir halat çekme oyununa benzetebiliriz. İpin iki ucundaki gruplar kendi yönlerine çekmeye çalışıyorlar. Bir tarafın gücü azaldığında, diğer tarafın etkisi daha belirgin hâle geliyor. Kaşı farklı yönlere çeken kasların ilişkisini de bu örnek üzerinden düşünebilirsiniz.

Bir kasın hareketini azalttığımızda, yalnız o kasın üzerindeki kırışıklığın görünümü değişmeyebilir. Kaşın konumu da değişebilir ve bu değişiklik yüzünüzün ifadesini etkileyebilir.

Mesela iki kişinin alnında birbirine benzeyen kırışıklıklar olabilir. Ama birinin kaşları daha aşağıda, diğerinin daha yukarıda duruyor olabilir. Göz kapaklarının yapısı ve kaşlarını kullanma biçimleri de farklı olabilir. Bu iki kişide alın hareketini aynı ölçüde azaltırsak, yüz ifadelerinde aynı değişikliğin oluşacağını varsayamayız.

Bu yüzden yalnız alın kırışıklığınızın ne kadar azalacağına bakmıyoruz. Kaşınızın mevcut konumunu, göz kapağınızın yapısını ve kaşlarınızı nasıl kullanmaya devam etmek istediğinizi de birlikte değerlendirmek gerekiyor.

Herkeste aynı kaş değişimini veya aynı miktarda mimik kalmasını garanti edemeyiz. Çünkü herkesin yüz yapısı ve kaslarının çalışma biçimi aynı değil.

Siz “Doğal olsun” dediğinizde de bunun sizin için ne anlama geldiğini anlamak gerekiyor. Doğallıktan tam olarak neyi kastediyorsunuz? Hangi görünümü istiyorsunuz, hangi ifadenizi kaybetmek istemiyorsunuz? Bunları ayrıntılı konuşmamız gerekiyor.

Bazen bir yakınınızı uzaktan, yalnız gülüşünden tanırsınız. O ifade ona özgüdür. “Doğal kalsın” dediğinizde, belki de korumak istediğiniz şey biraz budur.

Ben bunu muayenede birkaç soruyla açıyorum: Hangi hareket sizi rahatsız ediyor? Hangi ifadenizin kalmasını istiyorsunuz? Kaşlarınızı kaldırabilmek sizin için önemli mi? Kırışıklıklar azalırken hangi mimiklerinizi rahatça kullanmaya devam etmek istiyorsunuz? Bu sorularla beklentinizi netleştiriyorum.

Doğallık, yüzün hiç hareket etmemesi demek değil. Uygulamanın etkisiz kalması ya da yalnızca az doz kullanılması da tek başına doğal sonuç anlamına gelmiyor.

İsteğinizi, yüzünüzün yapısı ve kaslarınızın çalışma biçimiyle birlikte değerlendiriyoruz. Amacımız, sizi rahatsız eden kırışıklığa katkı veren hareketi ölçülü biçimde azaltırken korumak istediğiniz ifadeyi ve kaslar arasındaki dengeyi de gözetmek.

05Botoks dozu neden herkeste aynı değil?

Çünkü aynı bölgede benzer kırışıklıkları görmek, o kişilerin kas yapılarının ve ihtiyaçlarının da aynı olduğu anlamına gelmiyor.

Terzinin diktiği bir kıyafeti düşünün. Kumaş aynı olabilir ama ölçü kişiye göre alınır. Biz de uygulamayı planlarken karşımızdaki kişinin yüzünü, kaslarını ve beklentisini birlikte değerlendiriyoruz.

Dozu yalnız kırışıklık sayısına göre belirlemiyoruz. Kullandığımız ürün, uygulama bölgesi, kasın büyüklüğü, şekli ve gücü önemli. Kasın nasıl hareket ettiği, yüzünüzün yapısı ve iki taraf arasında başlangıçta bulunan farklar da planı etkiliyor.

Bir kişinin kaşlarını kaldırırken kullandığı kas hareketiyle başka bir kişinin hareketi aynı olmayabilir. Bu hareketin ne kadarını korumak istedikleri de farklı olabilir. Bu nedenle ürüne ve bölgeye ilişkin doz önerilerini esas alırken, yüzünüzü ve kaslarınızın çalışma biçimini de değerlendirmek gerekiyor.

Cinsiyet tek başına kesin bir doz kuralı oluşturmuyor. “Erkeklere her zaman şu kadar, kadınlara her zaman bu kadar,” diyerek herkese aynı planı uygulayamıyoruz.

Daha önce toksin uygulaması yaptırmışsanız nasıl bir yanıt aldığınıza da bakıyoruz. Elde edilen etkiden memnun muydunuz? İstediğiniz mimikleri kullanabiliyor muydunuz? Şimdi hangi hareketi ne ölçüde azaltmak istiyorsunuz? Bunları birlikte ele almak gerekiyor.

Bir de ürün birimlerini ayırmak gerekiyor. Her ürünün biyolojik etkinlik birimi kendi ölçüm sistemine özgü. Yani iki farklı üründe aynı ünite sayısının yazması, bu dozların birbirine eşdeğer olduğu anlamına gelmez. Ürünlerin birimlerini sabit bir oranla birbirine çeviremeyiz.

Uygulama bölgesi de önemli. Alın ve kaş arası için kullandığımız yaklaşımı dudak çevresine, gülüşe, boyna veya masseter dediğimiz çiğneme kasına aynen uygulayamıyoruz. Bu bölgelerin görevleri, korunması gereken hareketleri ve riskleri aynı değil. Planı, kullandığımız ürünün güncel bilgisiyle birlikte değerlendirmek gerekiyor.

Önceki seansın planını da otomatik olarak tekrarlamıyoruz. Bugünkü durumunuza yeniden bakıyoruz.

Dolayısıyla doz, rastgele seçtiğimiz bir rakam değil. Hangi ürünü, hangi bölgede, hangi kas hareketini ne ölçüde azaltmak için kullanacağımıza göre size özel belirlediğimiz bir miktar.

06Botoks öncesinde yüzünüzü neden hem dinlenirken hem de mimik yaparken değerlendiriyoruz?

Toksin uygulamasından önce yüzünüzü hem dinlenirken hem de mimik yaparken inceliyor ve kaydediyoruz. Çünkü hareketsiz bir yüze bakmak, kasların nasıl çalıştığını tek başına göstermiyor.

Bir oyuncunun tek bir fotoğrafına bakarak bütün performansını anlayamazsınız. Yüzü değerlendirirken de hareketi görmek gerekiyor. Nasıl güldüğünüz, nasıl kaş çattığınız bize ayrı ayrı bilgi veriyor.

Yüzünüz dinlenirken gördüğümüz kırışıklıklar, kaşlarınızın konumu ve iki taraf arasındaki farklar bize bilgi veriyor. Ama mimik yaptığınızda hangi kasın ne kadar çalıştığını, kırışıklığın nasıl belirginleştiğini de görmek gerekiyor.

Muayenede kaşlarınızı kaldırmanızı, kaşlarınızı çatmanızı ve gülmenizi isteyebilirim. Alnınızın ve göz çevrenizin bu hareketlere nasıl katıldığına bakarım. Böylece kaslarınızın gücünü, kırışıklığın hangi hareketle ortaya çıktığını ve korumak istediğiniz mimiği birlikte değerlendirebiliyorum.

Bir de yüzün iki tarafı her zaman aynı değil. Kaş yüksekliği, kapak açıklığı ya da gülüşte uygulama öncesinden gelen farklar olabilir. Bunlara başlangıç asimetrisi diyoruz. Mesela bir kaşınız diğerinden biraz daha yukarıda olabilir. Ya da gülümserken yüzünüzün iki tarafı aynı şekilde hareket etmeyebilir. Bu farkların hepsini daha önce fark etmiş olmayabilirsiniz.

Bu farklar uygulamadan sonra tamamen kaybolmayabilir. Kas dengesi değiştiğinde bazıları daha görünür hâle de gelebilir. Bu nedenle uygulamadan sonra fark edilen her asimetriyi, yeni oluşmuş bir durum olarak kabul edemeyiz. Öncesinde nasıl olduğunu bilmek gerekiyor.

Standart fotoğraflar ve gerektiğinde hareket kaydı, başlangıçla sonraki durumu karşılaştırmamıza yardımcı olur. Kayıt, belirli bir sonucun garantisi değil. Neyin değiştiğini değerlendirmek için yapılıyor.

Günlük yaşamınızda ve mesleğinizde hangi mimiklerinizi kullanmaya ihtiyaç duyduğunuzu da konuşmak gerekiyor. Yalnız kırışıklıklarınızın azalmasını istemeniz yeterli bilgi değil. Hangi ifadelerinizi korumak istediğinizi de bilmemiz gerekiyor.

Muayene ve kayıtla, yüzünüzün başlangıç durumunu ortaya koyuyoruz. Neyi azaltmak, neyi korumak istediğinizi belirliyor ve uygulama sonrasındaki değişimi bununla karşılaştırıyoruz.

07Botoksun etkisini ne zaman değerlendiriyoruz ve kontrol neden önemli?

Botoksun etkisi uygulama anında tamamlanmıyor. Zaman içinde gelişiyor. Bu nedenle ilk saat veya ilk gün gördüğünüz görünümü nihai sonuç olarak değerlendirmemeniz gerekiyor.

Ben kontrolünüzü, etkinin gelişimini dikkate alarak çoğunlukla iki hafta civarında planlıyorum. Bu zamanlamayı kullandığım ürüne, uygulama yaptığım bölgeye ve sizin yanıtınıza göre değerlendiriyorum.

Kontrolde yalnız kırışıklığınızın azalıp azalmadığına bakmıyoruz. Kas hareketlerinizi, yüzünüzün iki tarafı arasındaki dengeyi, kaş ve kapak konumunu, korumak istediğiniz mimikleri de değerlendiriyoruz.

Bunları başlangıç kayıtlarınızla karşılaştırıyoruz. Uygulamadan önce nasıl bir hareket vardı, şimdi nasıl? Korumak istediğiniz mimiği kullanabiliyor musunuz? Sizi rahatsız eden kırışıklıkta beklediğimiz değişiklik olmuş mu?

Kontrole gelmeniz, size mutlaka yeniden toksin uygulayacağımız anlamına gelmiyor.

Bazen özen göstermek, bir şey daha yapmakla karıştırılıyor. Oysa önce durup oluşan sonucu değerlendirmek de o özenin bir parçası.

Küçük bir asimetri varsa önce nedenini ve oluşan etkiyi değerlendirmek gerekiyor. Bu fark başlangıçta da var mıydı? Hareket yeterince azalmamış mı, yoksa bir tarafta istediğimizden fazla mı azalmış? Hareketin yeterince azalmamasıyla gereğinden fazla azalması aynı durum değil. Dolayısıyla bu iki durumda aynı müdahaleyi yapamayız.

Etkiyi yeterince değerlendirmeden ek uygulama yapmak, istenenden fazla kas zayıflığına yol açabilir. Bu yüzden herkese uyguladığımız standart bir tamamlama dozu yok.

Gereksiz sık ek uygulamalardan ve gereksiz yüksek toplam dozlardan da kaçınmak gerekiyor. Bunlar, toksinin etkisini azaltabilen nötralizan antikorların gelişimi açısından olası risk etkenleri arasında değerlendiriliyor.

Ancak belirli bir günden sonra yapılan tek bir rötuşun kesin olarak antikor oluşturduğunu söyleyemeyiz. Ek uygulama kararını takvimdeki tek bir güne bakarak vermiyoruz. Sizin yanıtınızı ve kullandığımız ürünün bilgilerini birlikte değerlendiriyoruz.

Beklenmeyen bir belirti fark ederseniz planladığımız kontrol gününü beklemeden benimle veya bir sağlık kuruluşuyla iletişime geçmeniz gerekir. Acil bir belirti varsa doğrudan acil sağlık değerlendirmesine başvurmanız gerekir.

Kontroldeki amacımız mutlaka yeniden enjeksiyon yapmak değil. Oluşan etkiyi doğru değerlendirmek, başlangıçla karşılaştırmak ve gerekiyorsa sonraki adımı size göre belirlemek.

08Botoks yaptırmadan önce hekiminize hangi soruları sormalısınız?

Hangi konularda bilgi almanız gerekir? Biraz da bunları konuşalım.

Öncelikle sizi neyin rahatsız ettiğini ve hangi ifadelerinizi korumak istediğinizi hekiminize açıkça anlatmanız gerekiyor. Bunun için birkaç temel soru sorabilirsiniz.

Birincisi: Beni rahatsız eden kırışıklıklar hangi hareketle belirginleşiyor? Bunu muayenede birlikte görebiliriz. Sizden bazı mimikler yapmanızı isteyerek kırışıklığın hangi hareketle ortaya çıktığını değerlendiriyoruz.

İkincisi: Bu kırışıklıklar yüzüm dinlenirken de görünüyor mu ve botoksla ne kadar değişmesini bekleyebilirim? Yani yalnızca toksin uygulamasıyla ne kadar değişiklik sağlanabileceğini sorabilirsiniz. Kırışıklığın hangi kısmının azalmasını beklediğimizi, hangi kısmının görünmeye devam edebileceğini size açıklamamız gerekiyor.

Üçüncüsü: Hangi mimiklerimi korumak istiyorum ve uygulama planı buna göre nasıl değerlendirilecek? Bunu görüşmeden önce sizin de düşünmeniz önemli. Hangi mimiklerinizi rahatça kullanmaya devam etmek istiyorsunuz? Hareketin ne ölçüde azalmasını istiyorsunuz? Bunları anlatmanız, beklentinizi anlamamıza yardımcı olur.

Dördüncüsü: Benim için hangi ürün kullanılacak? Kullanılacak ürünün orijinal olup olmadığını ve Sağlık Bakanlığı ruhsatının bulunup bulunmadığını sormanız önemli. Size uygulanacak ürün hakkında bilgi istemelisiniz.

Beşincisi: Yüzümün iki tarafı arasında uygulama öncesinde bulunan farklar değerlendirildi ve kaydedildi mi? Buna da dikkat etmeniz gerekiyor. Yüzünüzde başlangıçta bulunan farkları değerlendiriyor ve gerektiğinde size gösteriyoruz. Böylece uygulama sonrasındaki görünümü, öncesiyle karşılaştırabiliyoruz.

Altıncısı: Uygulama sonrasındaki kontrolüm ne zaman ve nasıl planlanacak? Kontrole ne zaman geleceğinizi, o kontrolde neleri değerlendireceğimizi ve beklenmeyen bir durum olduğunda nasıl iletişim kuracağınızı bilmeniz gerekiyor.

Aslında bu soruların amacı, kendi kendinize doz ya da uygulama noktası belirlemeniz değil. Muayenede neyi konuşacağınızı ve uygulamadan ne bekleyebileceğinizi netleştirmeniz.

“Kırışıklıklarım azalsın” dediğinizde, hangi kırışıklıkları kastettiğinizi anlamak gerekiyor. “Doğal görünsün” dediğinizde de hangi mimiklerinizin ve hangi ifadenizin korunmasını istediğinizi bilmek gerekiyor.

Aynaya baktığınızda sizi neyin rahatsız ettiğini konuşalım. Ama sevdiğiniz, “Bu benim ifadem” dediğiniz şeyi de konuşalım. Neyi korumak istediğiniz de bizim için önemli.

Kırışıklıklar, kas dengesi, doz ve kontrol aynı kişisel planın parçaları. Bunları yüzünüzün yapısı, kaslarınızın işlevleri, beklentiniz ve güvenlik sınırlarıyla birlikte değerlendiriyoruz.

Benim için önemli olan, neyi azaltmak ve neyi korumak istediğinizi baştan açıkça konuşmak. Ardından bu isteğin ne kadarını toksin uygulamasıyla karşılayabileceğimizi muayeneyle değerlendirmek.

Burada anlattıklarım tabii ki kişisel muayenenizin yerine geçmez. Konuyu kaynaklarıyla daha ayrıntılı okumak isterseniz doctoraslan.com’daki “Yüz Botoksunda Doz, Kas Dengesi ve Doğal İfade” başlıklı makaleye ulaşabilirsiniz.

Amacımız, sizi rahatsız eden kırışıklıkları değerlendirirken yüzünüzün kendine özgü ifadesini de gözeten, size özel bir uygulama planı oluşturmak.

Sonraki Adım

Doğal ifade hedefini, kas dengesi ve kişisel anatomiyle birlikte konuşun.

Online ön değerlendirme enjeksiyon noktası veya birim hesabı oluşturmaz; hareket hedefini ve yüz yüze analizde değerlendirilecek asimetrileri kayda alır.

Ön Değerlendirme Süreci